Amasya
şehri; İmparator Diocletianus sonrasında Diospontus’un dinsel ve idarî
merkezi durumuna gelmiş ve VIII. yüzyıldan itibaren ise Bizans’ın askerî
vilâyetlerinden (thema) olan Armeniakon Kaleleri arasında yer almıştır.
AMASYA SELÇUKLU DÖNEMİ
Selçuklu Dönemi

Büyük
Selçuklu ordusunun 1071 Malazgirt savaşını kazanması üzerine Sultan
Alparslan’ın mahiyetinde bulunan üst düzey komutanlar, Anadolu içlerine
doğru akınlara başlamıştır. Bu akınlar sonucunda Anadolu’daki Bizans
egemenliği sona ermiş ve kazanılan topraklarda, fetihleri yapan
komutanlar Selçuklu Devleti'nin izniyle içişlerinde bağımsız beylikler
kurmuşlardır.
Bu
süreçte Amasya ve civarı Danişmend Ahmet Gazi tarafından fethedilerek
bölgede Türk egemenliği dönemi başlamıştır.Bu dönemde Anadolu’ya gelmiş
olan Haçlı Ordusu'na karşı Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan ile Danişmend
Ahmet Gazi komutasındaki birliklerin Amasya-Merzifon arasında 5 ağustos
1101 günü yapmış olduğu savaş sonucunda Haçlı Ordusu bozguna
uğratılmıştır.
Danişmendliler'in
yaklaşık yüzyıl süren egemenlik dönemi Selçuklu Sultanı II. Kılıç
Arslan’ın 1175 yılında Amasya’yı ele geçirmesiyle sona ermiştir.
Böylelikle Amasya şehri ve civarı Selçuklu egemenliği altına girmiştir.
II.
Kılıç Arslan uzun süren saltanatı sırasında Selçuklu Devleti'ni on bir
oğlu arasında paylaştırmış (1185/1186) ve bu paylaşım sırasında Amasya
Nizameddin Argunşah’ın hissesine düşmüştür. Nizameddin Argunşah’ın
kardeşi II. Rükneddin Süleymanşah’ın (1196-1204) Selçuklu saltanatını
ele geçirmesi üzerine bir çok yöre gibi Amasya’da bu sultana bağlı bir
il haline gelmiştir.
Anadolu
Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubad, Moğolların bir tehdit unsuru
haline gelmesi üzerine olası bir Moğol saldırısına karşılık komşusu
Harezm beylerinin deneyimlerinden yararlanmak amacıyla bazı illeri
onlara tımar (dirlik) olarak vermiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder