Özellikle haremlik ve selamlık tarzda
düzenlenmiş örneklerde bahçe ortada kalmakta ve konutlar dışa kapalı bir
görünüm almaktadır. Bu dışa kapalılık diğer konutlarda bazen yüksek bir
bahçe duvarı nedeniyle karşımıza çıkmaktadır.
Konutların
ikinci kat uygulamaları genellikle dışa taşkın, cumbalı olarak
yapılmakta ve bu sayede hem evin plânında bir simetri oluşmakta hem de
daha fazla yer kazanmak söz konusu olabilmektedir. Özellikle Yalı
boyunda tarihi sur duvarı üzerine yapılmış olan konutlarda bu durumu
çarpıcı bir şekilde görmemiz olasıdır. Buradaki konut dokusu,
eliböğründelerle desteklenerek dışa taşırılmış ve böylece evlerin iç
mekanlarında bir genişleme meydana gelerek mekan kazanımı sağlanmıştır.
Taşıntılar
sayesinde daha çok dışa açık, geniş ve aydınlık olan ikinci katlar, alt
katlara oranla daha fazla pencere uygulamasına olanak vermiştir.
Pencereler daha çok giyotin pencere tarzında ele alınmış ve üçlü gruplar
halinde düzenlenmiştir. Pencere önlerinde, dışarıdan bakıldığında
içerinin görülmesini engelleyen ahşap kafeslikler görülür. Günlük yaşam
evlerin iç mekanında, sofa (hayat) etrafında biçimlenen odalar
içerisinde geçmektedir. Bu odalarda genellikle ocak, şerbetlik, yüklük
(gömme dolap), raf ve sedir gibi işlevsel birimler bulunmaktadır. Ayrıca
birkaç örnek dışında evlerde bağımsız bir gusülhane bulunmadığı için de
bazı odalarda büyük ve geniş olarak düzenlenmiş olan yüklükler
gusülhane (banyo) olarak değerlendirilmiştir. Odalar içerisinde yer alan
bütün bu birimler günlük yaşamın ayrılmaz birer parçasıdırlar.
Evlerin
iç mekanları içerisinde yer alan birimler dışında bahçe ya da avlu
içerisinde bulunmakta olan ve günlük hayatla bağlantılı başka birimlerde
yer almaktadır. Bunlar arasında su kuyusu ve ocak ilk göze çarpan
birimlerin başında gelmektedir. Hatta bazı örneklerde ekmek ihtiyacını
karşılamak için fırın yapılmış olduğu da görülmektedir. Bu nedenle
denilebilir ki; Amasya evlerinde gerek iç gerekse de dış mekanlarda yer
alan bütün birimler arasında kesintisiz bir bağlantı söz konusu olup bu
bağlantı birbirini tamamlayıcı niteliktedir.
AMASYA BEDESTENLER
Bedestenler
Amasya Bedesteni
Sultan II. Bayezıd’in Kapı Ağalarından Hüseyin Ağa tarafından 1483 yılında yaptırılmıştır.
Osmanlı
şehirciliğinin belli başlı merkezlerde meydana getirdiği sistemin bir
tekrarı niteliğinde olup, orijinal ölçülerine göre orta boy bir
bedestendir. Orijinalinde altı kubbeli bir yapı olup emsallerinden büyük
olduğundan emsalleri arasında bir çeşitleme olarak görülmektedir.
Plan
şemasına göre ortada iki büyük ayağın taşıdığı kemerlerle altı kubbeli,
dört kapılı, doğusunda arastaya açılan diğer cephelerde kemerli
dükkanlarla desteklenmiş bir yapı iken 1970’li yıllarda kuzeydeki iki
kubbeli mekanı, özel idare iş hanı yapımı sırasında ortadan kaldırılmış
ve onarımlar sonucu bu günkü dört kubbesi ile ayakta kalabilmiştir.
Merzifon Bedesteni
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder