Bu
dönemde, Sardes’ten başlayan ve Susa’da son bulan Kral Yolu
güzergahının belli bir kısmı Amasya’nın da içinde bulunduğu Yeşilırmak
Ovası'nda geçmektedir.
AMASYA HELLENİSTİK DÖNEM
Helenistik Çağ
M.Ö.
333 yılında meydana gelen İssus Savaşı'nda; Pers kuvvetlerinin Büyük
İskender’in güçleri karşısında yenilmesi sonucunda, Amasya’nın da içinde
bulunduğu Kuzey Kapadokya Bölgesi dışında Anadolu’nun büyük bir kısmı
Makedonya Krallığı'nın egemenliğine girmiş ve böylelikle tarihte
Hellenistik Çağ olarak bilinen ve Anadolu’da etkisini daha çok kültürel
ve sanatsal boyutta hissettiren bir dönem başlamıştır. Bu dönem; özü
itibariyle doğu ile batı inanç ve kültürlerinin sentezi olan bir
dönemdir.
Büyük
İskender’in ölümü üzerine (M.Ö. 323) Anadolu’da siyasi anlamda yeni bir
süreç baş göstermiştir. Bu süreçte; Büyük İskender’in halefleri
imparatorluğun birliğini sağlayamamış ve imparatorluk çeşitli
krallıklara bölünerek dağılmıştır.
Bu
gelişmeler yaşanırken M.Ö. 301 yılında Pers kökenli Mitridates Ktistes,
Mitridates Krallığını kurarak Amasya’yı başkent yapmıştır.
Başkentin
V. Mitridates Euergetes (150-120) döneminde Sinop’a nakledilmesine
kadar uzun yıllar Mitridates Krallığının başkenti olarak kalmış olan
Amasya’da, büyük bir imar faaliyeti başlamış ve özellikle Mitridates
Eupator döneminde bu faaliyetle birlikte şehir bir kültür merkezi haline
gelmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder